baslikyeni.jpg

Tarımda geçmişte alınan bazı kararların ne kadar yanlış olduğu bu gün çarpıcı bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Devlet peynircilik, tohumculuk, fidancılık veya hayvancılık yapmaz teraneleri ile gelinen noktada özelleştirmelerle tarımsal alanda önemli boşlukların oluşacağı görülemedi.

Araştırma Enstitülerinin önemli bir kısmının, Devlet Üretme Çiftliklerinin ve üretme istasyonlarının neredeyse tamamının kapatılmış olması sorun olarak sunulan şeylerin çözümü yerine yeni sorunların oluşmasına neden olmuş ve farklı farklı yeni tedbirler alınması zorunluluğunu getirmiştir.

Çünkü bu kuruluşların kuruluş gerekçeleri hala geçerliliğini korumaktadır.

Üreticinin ihtiyacını karşılayacak kaliteli tohumluk,  damızlık, fide, fidan temin edilmesinde sorunlar devam etmektedir. Mevcut bu sorunlar ithalatla çözümlenmeye çalışılmaktadır. Canlı hayvan, yağlı tohum, yem hammaddesine, saman ithalatına kadar birçok ürün ithal edilmiş olmasına rağmen ithalatın da bu sorunları çözmediği görülmüştür.

 Satılan, kiraya verilen, özelleştirilen Devlet Üretme Çiftlikleri ve Üretme istasyonları faaliyet yürüttükleri süreçte, çiftçinin damızlık hayvandan, tohumuna, fidanına kadar girdilerinin temininde önemli fonksiyon yerine getirirken, artık bu misyonunu yerine getirme imkânı ortadan kaldırılmış, yerlerine ikame edilecek kurumlar da oluşturulmamıştır.

Bir şekilde faaliyetleri sonlandırılan bu kurumların arazilerinin üzerinde kim bilir neler vardır? AVM ler mi? yoksa çok katlı binalar mı? Araştırılmaya değer doğrusu. Üstelik hepsinin hazin kapatılış hikâyeleri olduğunu da hatırlamak çok zor değil.

Özellikle 1990 lı yıllardan sonra özelleştirilen tarımsal kitlerin, satılan veya kiralanan üretme istasyonlarının eksikliği her alanda hissedilmekte, güvenilir damızlık, fidan, fide ve tohum eksikliğinin giderilemeyişi, önemli ölçüde dışa bağımlılık yaratmakta ve Ülkemiz kaynaklarının gereksiz israfına neden olmaktadır. Bu alanda üretim yapan özel sektör kuruluşları da haliyle ticari kaygıyla yaklaşmaktadırlar.

Araştırma Enstitülerinin bir kısmının kapatılmış olması da yeterli ve kapsamlı araştırma projelerinin ortaya konulamamasına neden olmuştur. Üniversitelerin tarımsal alandaki araştırmaları yetersiz kalmakta veya içe dönük yapılan çalışmaların uygulamaya konulması sorun olmaktadır.

İl Müdürlüklerimizin yerel araştırmalara hiçbir katkısı yoktur. Yüzlerce mühendis veteriner ve diğer teknik kadro veri girişi ve diğer bürokratik işlerin altında ezilmektedir. Tarım İl Müdürleri ise protokol müdürü olarak görev yapmaktadır.

Diğer önemli olumsuzluklardan birisi de genetik ıslah konusudur. Çoğu araştırma projesinin adaptasyon denemesi olduğu dikkate alınırsa bu konuda da daha alacağımız çok mesafenin olduğu görülecektir.

Bu gün gelinen noktada tohumluk, damızlık fidan ve fide gibi çok önemli materyalleri dışarıdan temin etmek zorundaysak,

Yerli ürün yetiştirmekte ıslah çalışmalarını gerektiği gibi yapamıyorsak,

İthalat zorunluluğunu ortadan kaldıramamışsak, yıllardan bu tarafa bu konuların ihmal edildiğini, geçmişte alınan kararların ne kadar yanlış kararlar olduğunu görmemiz ve yeni politikalar oluşturulurken daha duyarlı olmamız gerekmektedir.

Saygılarımla.

28.04.2014

 

                                                                                              EROL AKAR

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ORKOOPGIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞIOrman Ve Su İşleri Bakanlığı   

Tuesday the 10th. S.S. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği © 2017 Durukan Tasarım - Free Joomla 3.5 Templates