baslikyeni.jpg

                                       

 Yokluk ve Savaş Yıllarında Bir Kooperatifçilik Hikâyesi; Dokuyucular Kooperatifi

Erol Akar
Köy-Koop Kastamonu Birliği
Yönetim Kurulu Başkanı
Türkiye’deki kooperatifçilik hareketi, çoğunlukla olumsuz yönleri ile ele alınmıştır. Bunun içinde olumlu birçok örnek maalesef arada kaybolup gitmiştir. Özel sektörün büyüklüğüne rağmen gelişmiş ülkelerin vazgeçemediği kooperatifler, ülkelerinde önemli bir sektör olmaya devam ederken Türk kooperatifçiliğinin hala arzulanan noktada olmaması gerçekten üzücüdür.
İkinci Dünya Savaşı’nın yaşandığı 1940’lı yıllar, kooperatifçilik hareketinin daha çok önemsendiği yıllar olarak karşımıza çıkıyor. Bu yazıda bahsedeceğimiz Dokuyucular Kooperatifi, ülkemiz kooperatifçiliği adına değerli ve tarihi öneme haiz bir oluşum olarak değerlendirilebilecek nitelikte bir örnektir.
O yıllar, yokluk ve savaş yılları, yaşamın her türlü olumsuzlukları içerisinde ayakta kalma mücadelesi veren insanların bir umut ışığı arayışının söz konusu olduğu yıllardır.
Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard.Doç.Dr. Mustafa Eski’nin “İmparatorluktan Cumhuriyete Kastamonu Ekonomisi” adlı kitabında kooperatifçiliğe de yer verdiğini görüyoruz.
Bakanlar Kurulu’nun 27 Eylül 1941 gün ve 2/16644 sayılı kararıyla “Kastamonu Dokuyucular ve Dokutturucular Küçük Sanat Kooperatifi” adında bir kooperatifin kuruluşu gerçekleşiyor. Kooperatifin kuruluşuna önderlik eden Vali Dr. Mithat Altıok, gerekçelerini şöyle anlatıyor; “Kastamonu nüfusunu oluşturan 14 bin vatandaştan azınlıkta bulunan tüccarlarla bir kısım esnaf ve yerli memurları hariç tutacak olursak, kasabada yaşayanların hemen hepsinin hayat ve geçimlerini ya dokumacılıkla veya urgancılıkla sağladıklarını ve bunların çoğunluğunun da fakir, dul ve kimsesiz olduğunu görürüz. Kasabalardan köylere kadar yayılmış olan dokumacılığın bir teşkilata bağlanmadıklarını görmekle bundan dokuyucular adına büyük üzüntü duyduk. Başkalarının sermayesi ile başkaları hesabına çalışmaları, el ve göz emeklerinin karşılığını kazanamamaları karşısında büyük bir kitleyi oluşturan ve sefalet içinde bocalayan dokumacılara yapılacak en ciddi ve kat’i yardımın bunları kooperatif halinde bir teşkilata bağlamakla mümkün olacağını gördük.”
Yine 1944 yılı genel kurul toplantısında Vali yaptığı konuşmada, özellikle şu hususların altını çiziyordu; “Büyük bir kitle hayatını, geçimini dokumacılıkla sağlıyordu. Bunlar zengin değildi, sermaye sahibi bulunmuyordu. Bir lokma ekmeğe muhtaç olan zavallı, ihtiyar, fakir, dul, asker kardeşlerimizin analarını, bacılarını ve ninelerini teşkil ediyordu.”
600 ortakla kurulan kooperatifin ortak sayısı bir yıl içinde 2.100’e çıkmış, tezgâh sayısı 1943 yılında 22.899’a ulaşmıştır. Kooperatif; Sinop, Gerze, Boyabat, Ayancık, Safranbolu ve İstanbul’da şubeler açmıştır. Kooperatif şehre içme suyu getirilmesi konusunda belediyeye destek olmuş, “Dokuyucu Suyu” veya “Mekik Suyu” denilen şebeke suyu, şehrin çok önemli bir ihtiyacını gidermiştir.
Kooperatifin bir yıl içinde 2.995.272 lira ciro yaptığı, safi fiyat farkının 202.708 lira olduğu, bir sene zarfında 151.926 paket iplik dokunduğu, her paket başına bir işçinin 203 kuruş ayrıca kar (risturn) aldığı görülmüştür.
Kooperatifin kuruluşundan itibaren sadece bir yıllık çalışması sonucunda 71 bin lira kar sağlamıştır. Bu karın; 2.500 lirası Kızılay’a, 5.000 lirası THK’na, 5.000 lirası Çocuk Esirgeme Kurumu’na, 3.000 lirası Halkevi Sosyal Yardım Kolu’na ve askerlere de 2.000 lira bağış olarak verilmiştir.
Kitapta aynen şu ifadeye yer verilmiştir; “Binlerce kadın ve kız kooperatif sayesinde önemli bir gelire kavuşmuş, savaş yıllarında muhtaç olmaktan kurtulmuştur.”
İstiklal mücadelesinde, kadınıyla kızıyla büyük bir başarı sergileyen, ilk kadın mitingini gerçekleştiren yöre insanı, kurdukları kooperatifle de ekonomik bir başarı örneği göstermiştir.
Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren, yokluk içerisinde varlık yaratmaya çalışan, birçok çabayı görmemezlikten geliyor olmamız da kadirbilirlikten yoksun olduğumuzun bir göstergesi, sanki.
Görülüyor ki en zor şartlarda, savaş yıllarında dahi, kooperatifler; önemli sorunları çözebileceğini, toplumsal davranışı ve ekonomik yapıyı olumlu yönde etkileyebileceğini göstermiştir. Giderek birlikte davranış kültürünün zayıfladığı, bireysel davranışların ön plana çıktığı bu süreçte dokuyucular kooperatifinin başarısı önemli bir örnek olmalıdır.
Bugün kadınlarımızın, kadın kooperatifleri vasıtasıyla ekonomik ve sosyal hayata katılmaya çalıştığı bu süreçte, ortaklarının çoğunluğu kadın olan Dokuyucular Kooperatifi’nin o yıllarda Kastamonu ekonomisine nasıl bir katkı sağladığı gözden kaçırılmamalıdır. Öyle bir tablo oluşmuş ki, sanki bir kadın kooperatifi kimliği ile bu güne bile örnek olabilecek bir mücadelenin sembolü haline gelebilmişlerdir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ORKOOPGIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞIOrman Ve Su İşleri Bakanlığı   

Monday the 26th. S.S. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği © 2017 Durukan Tasarım - Free Joomla 3.5 Templates